9 Haziran 2026
ANADOLU: HİTİTLER (ETİLER) VE SONRASI Nusret Karaca / Tarih Araştırmaları ve Derlemeleri
ANADOLU: HİTİTLER (ETİLER) VE SONRASI
Nusret Karaca / Tarih Araştırmaları ve Derlemeleri
Anatolia: Güneşin Doğduğu Yer
Antik Anadolu, Asya'nın güneybatı kesiminde yer alan ve günümüz Türkiye'sinin büyük bölümünü oluşturan coğrafi bölgedir. Karadeniz, Marmara Denizi ve Akdeniz ile çevrili bir yarımada olan bu topraklar, Asya ile Avrupa arasında uzanmış bir köprü gibidir (Küçük Asya / Asia Minor).
Bölge hakkındaki en eski yazılı bilgi, "Hattiler Ülkesi" olarak bilinen ve Hititlerin de yaşadığı döneme ait olan Akad Hanedanı (MÖ 2334-2083) tabletlerinden gelmektedir.
"Türkiye" İsminin Tarihsel Coğrafyası:
IX. ve X. yüzyıllarda Volga'dan Orta Avrupa'ya kadar olan geniş alana “Türkiye” adı verilmiştir (Doğu Türkiye = Hazar Ülkesi; Batı Türkiye = Macar Ülkesi). XIII. yüzyılda Mısır ve Suriye de “Türkiye” olarak adlandırılmıştır. Anadolu ise XII. yüzyıldan itibaren Batı kaynaklarında “Türkiye” (Turchia) olarak tanınmaya başlanmıştır.
Anadolu'ya ilk olarak Hun, Sabir ve Hazar gibi Türk kavimleri akınlar yapmıştır. IX. ve X. yüzyılda Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlar'ya gelen Kıpçak, Peçenek ve Uz adlı Türk kavimleri ise Bizans eliyle Anadolu'ya geçirilmiş ve yerleştirilmiştir. Türkler Anadolu'ya kalıcı olarak geldiğinde bölgede Bizanslılar, Ermeniler, Gürcüler, Süryaniler ve Rumlar bulunuyordu. 1048 Pasinler Savaşı ve 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında ise Anadolu kesin olarak Türk yurdu olmuştur.
Anadolu Uygarlıkları
1. Hititler (Etiler) ve Hatti Kültürü
Hint-Avrupa soyundan oldukları ve MÖ 2000 yılında Kafkasya yoluyla Anadolu'ya geldikleri sanılan Hititler, "Ön Hitit" olarak bilinen yerli "Hatti" halkıyla kaynaşmıştır. Kızılırmak kıvrımı içinde, başkenti Hattuşaş olan güçlü bir uygarlık kurmuşlardır.
Bin Tanrı İli: İnanç sistemlerindeki hoşgörü nedeniyle bu adla anılmışlardır.
Toplumsal Yaşam: Temizliğe ve hukuka büyük önem vermişlerdir.
Yönetim: Ana kraliçelerine "Tavannanna" denirdi. Ayrıca "Pankuş" adı verilen bir danışma meclisleri bulunurdu.
Yıkılışı: Hitit Devleti, MÖ 1200 yılında "Deniz Kavimleri Göçü" ve kuzeyden gelen Kaşka (Kuzey Anadolu'da, Kızılırmak ağzı çevresinde yaşayan savaşçı bir kavim) saldırılarıyla yıkılınca, Anadolu MÖ 750 tarihine kadar sürecek bir "Karanlık Dönem"e girmiştir.
2. Hurriler
MÖ III. binyılın ortalarından itibaren Mezopotamya’da, Yukarı Dicle bölgesinde ortaya çıkmaya başlayan ve zamanla Ön Asya’ya yayılan bir kavimdir. MÖ VII. yüzyıla kadar varlığını devam ettiren ve konuştuğu dil itibarıyla filolojik bakımdan Asya kökenli (Aglutinatif / Eklemeli) olduğu kabul edilen bu kavim, bugün Eskiçağ Tarihi alanında "Hurri" adıyla isimlendirilmektedir.
Hurriler, MÖ 1400-1200 yılları arasında Anadolu'nun doğusunda, Malatya-Maraş yöresinde yoğun olarak yaşamışlardır. Sümer, Akad, Hitit, Ugarit ve Mısır kaynaklarında Hurriler hakkında önemli bilgiler bulunur.
3. Urartu Devleti (Tuşpa)
Doğu Anadolu'da, Van Gölü ve çevresinde Hititlerin yıkılışından sonra ortaya çıkan küçük beyliklerin birleşmesiyle kurulmuştur. Yaklaşık 200 yıl boyunca bölgede önemli bir güç oluşturmuşlardır.
Kurucusu ve Başkenti: Devletin kurucusu I. Sardur, başkenti ise Tuşpa (Van)'dır.
Kültür ve Sanat: İleri bir uygarlığa sahiptiler. Hem çivi yazısını hem de hiyeroglif (resim) yazısını kullandılar. Mimarlıkta, taş işçiliğinde, maden işletmesinde ve su mühendisliğinde (Şamran Kanalı) üst düzeydeydiler. İyonya uygarlığı, sanat ve mimaride Urartulardan önemli ölçüde yararlanmıştır.
Yıkılışı: Önce Kafkasya'dan gelen Kimmer ve ardından Saka (İskit) akınlarıyla sarsılan Urartu Devleti, MÖ 600'lerde Medlerin (İran) Anadolu'yu istilasıyla tamamen ortadan kalkmıştır.
4. Frigler (Frigya)
Muşkiler (Demir Çağı'nda Kafkasya'dan gelen bir halk) ile birleşerek MÖ 1200'lerde Hititlerin yıkılmasında rol oynayan Frigler, önce Sakarya Irmağı çevresine, ardından batıda Gediz ve Büyük Menderes’in yukarı vadileri ile doğuda Kızılırmak ve Tuz Gölü yöresine yerleştiler.
Başkent: Gordion (Polatlı/Ankara). Sınırları Burdur Gölü, Erciyes Yaylası ve Yeşilırmak vadisine kadar ilerlemiştir.
Ekonomi ve Hukuk: Tarım ve hayvancılığa hayati önem verdiler. Saban kırana veya öküz öldürene verilen cezalar oldukça ağırdı (idam).
Kültür: Hitit sanatını benimsemiş, müzikle yakından ilgilenmişlerdir. En önemli tanrıçaları tabiatı simgeleyen Kybele’dir. "Tapis" (Tapates) adı verilen ünlü kilimleri dokumuşlardır. Arada Lidya uygarlığı tampon bölge oluşturduğu için Frig ve Yunan dünyaları uzun süre birbirinden ayrı kalmıştır.
Frig Külahı: Antik Çağ'da Frigya yerlilerince kullanılan, yumuşak, kırmızı renkli ve öne doğru kıvrımlı bu ikonik başlık; modern çağda, heykel, resim ve karikatürde "bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin" simgesi olmuştur (Fransız Devrimi'ndeki Marianne figürü gibi).
Yıkılışı: Kafkasya ve Karadeniz'in kuzeyinden gelen Kimmerler tarafından yıkılmış, MÖ 600'lerde Lidya egemenliğine girmişlerdir.
5. Lidyalılar
Batı Anadolu’da, bugünkü Gediz ve Küçük Menderes nehirleri arasında varlık gösteren Lidyalılar, Hint-Avrupa kökenli olmayan bir halktır. Çok eski dönemlerde Karyalılar ve Giritlilerle karışmışlardır. Sınırları Kızılırmak’tan (Halys) Ege Denizi’ne kadar genişlemiştir.
Başkent ve Ticaret: Başkentleri Sard (Salihli/Manisa) kentidir. Kral Giges döneminde Sard'dan başlayıp Mezopotamya'ya kadar uzanan ünlü Kral Yolu’nu yaparak Doğu-Batı ticaretini geliştirdiler ve Sard'ı bir kültür-sanat merkezi hâline getirdiler.
Paranın İcadı: Maddi tarihin en önemli adımlarından birini atarak parayı icat ettiler ve ticaretteki takas usulüne son verdiler.
Etrüsk Bağlantısı: Yunan tarihçisi Herodot'un MÖ V. yüzyıldaki aktarımlarına göre, Roma uygarlığının temelini atan Etrüskler, Lidya'da yaşanan büyük bir kıtlık sonrası Anadolu'dan İtalya'ya göç eden Lidyalılardır.
Zenginlik: Son kralları Krezüs’ün (Karun) zenginliği tarihte dillere destan olmuştur. MÖ 546 yılında Perslerin istilasıyla yıkılmışlardır.
6. İyonya (İyonlar)
İzmir ile Büyük Menderes Nehri arasındaki kıyı bölgesine verilen addır. Yunanistan'daki Dor istilasından kaçarak Ege kıyılarına gelen toplulukların (Akhalar, Argoslular vb.) yerli halkla karışmasıyla oluşmuştur. "Helen" adı ana vatanda kalanlar için kullanılırken, buraya gelenler yerli halkla kaynaşarak İyonları oluşturmuştur. İyon lehçesi, en eski Grek lehçesidir ancak "İyon" adı Grekçe olmayıp Anadolu kökenli bir dilden gelir.
Siyasi Yapı: Merkezi bir devlet yerine 12 bağımsız şehir devleti (Polis) hâlinde yaşamışlardır. Efes, Milet, Foça ve İzmir en önemlileridir.
Bilim ve Felsefe Akımı: Özgür düşünce ortamı sayesinde İyonya; tarih, felsefe, edebiyat ve matematik alanında dünya tarihini değiştiren bilim insanları yetiştirmiştir:
Tıpta Hipokrat
Tarihte Herodot
Felsefede Diyojen
Matematikte Pisagor ve Tales
Tarihsel Önemi: Bu bilimsel sıçrama sayesinde, eski çağlardan beri hep Doğu’da (Mezopotamya ve Mısır'da) olan kültürel üstünlük, tarihte ilk kez Batı dünyasına kaymıştır. Her ne kadar IX-XIII. yüzyıllardaki "İslam Rönesansı" ile bu üstünlük yeniden Doğu'ya geçse de modern çağda tekrar Batı'nın eline geçecektir. MÖ VII. yüzyılda Lidya, ardından da Pers egemenliğine girmişlerdir.
7. Karya (Karia)
MÖ II. binyılın sonlarından itibaren güneybatı Anadolu'da (bugünkü Muğla ilinin kuzeyi) varlık göstermiş bir uygarlıktır. Başkentleri başlangıçta Mylasa (Milas) iken, MÖ IV. yüzyılda Satrap Mausolos tarafından Halikarnassos'a (Bodrum) taşınmıştır (Mausolos'un buradaki mezarı Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan Halikarnas Mozolesi'dir). Tarihin ilk kadın amirali olarak kabul edilen I. Artemisia bir Karya kraliçesidir. Bölge, Orta Çağ'da uzun süre Saint Jean (Aziz Yuhanna) Şövalyeleri'nin kontrolünde kalmıştır.
8. Likya (Lykia)
MÖ XV-XIV. yüzyıllardan MÖ 546'daki Pers istilasına kadar Anadolu'nun Teke Yarımadası'nda (Antalya'nın batısı, Muğla'nın doğusu) varlık göstermiş, Hitit kaynaklarında "Lukka" (Işık Ülkesi) olarak geçen uygarlıktır.
Demokrasinin Beşiği: Şehir devletlerinin bir araya gelerek oluşturduğu Likya Birliği, tarihteki ilk demokratik federasyon ve cumhuriyet yapısı olarak kabul edilir. Bu yönetim biçimi, başta ABD Anayasası olmak üzere günümüz modern dünyasındaki federal sistemlere ve demokrasilere doğrudan esin kaynağı olmuştur.
Kaynakça
İskender Ohri, Anadolu'nun Öyküsü (1983)
Niyazi Akşit & Emin Oktay, Uygarlık Tarihi Ders Notları
Türk Tarih Vakfı Yayınları, Uygarlık Tarihi
Türk Tarih Kurumu, Belleten Dergisi ve Tarih Söyleşileri
Anatolia - Dünya Tarihi Ansiklopedisi & DergiPark Akademik Makaleler
Komisyon, Anadolu Tarihi, TTK Basımevi, Ankara, 1993 (Yayın No: 93.06.Y.0002.1207)
← Yazılar