14 Temmuz 2026
Balkan Gezi Günlüklerimin Satır Araları: "Kısa Seçkiler" İŞKODRA ve ROZAFA'NIN GÖZYAŞLARI Nusret Karaca
Balkan Gezi Günlüklerimin Satır Araları: "Kısa Seçkiler"
İŞKODRA ve ROZAFA'NIN GÖZYAŞLARI
Nusret Karaca
Yağmur altında sürüyor Balkan gezimiz. Arnavutluk sınırları içindeyiz.
Orijinal adı Scutatus olan İşkodra (Arnavutça: Shkodër) girişinde, sağ tarafta minaresiz bir cami dikkatimizi çekiyor. "Enver Hoca’nın dokunmadığı tek cami" deniyor Kurşunlu Camii için. 1773 yılında Buşatlı ailesinden gelen Buşatlı Mehmed Paşa tarafından inşa edilmiş. 1967 yılında minaresi eylemciler tarafından yıkılmış, 2013 yılında ise camiyi sel basmış. Şehirde Osmanlı’dan kalan tek cami burası...
Bir sürgün kentiymiş İşkodra o zamanlar. (Osmanlıca İskenderiye-i Arnavud olarak da biliniyor.) Balkanlarda Osmanlı Devleti’nin en son terk ettiği toprak (1913). Aynı zamanda Arnavutluk Cumhuriyeti'nin en eski yerleşim merkezlerinden biri ve ülkenin kuzey kesiminin en önemli sanayi ve kültür merkezi.
Kent girişinde sizi buradan kaynak alıp Adriyatik’e uzanan Bojana (Buna) Nehri ve İşkodra Kalesi karşılıyor. Bu kale Osmanlı öncesinde yapılmış. İlginç de bir hikâyesi var:
Kalenin yapılışında çalışan yalnızca üç kardeş varmış. Efsaneye göre kale duvarları bir türlü yükselmiyor, sürekli yıkılıyormuş. Kalenin tamamlanabilmesi için ihtiyar bir bilge, bir kadının kurban edilmesini önerir. Kardeşler bir karar alır: Ertesi gün kimin eşi yemek getirmek için ilk gelirse, o kurban edilecektir. Ertesi gün ilk gelen, en küçük kardeşin eşi Rozafa olur. Durum ona anlatılır ve Rozafa, bebeğini emzirebilmek için sağ gözünün, sağ kolunun, sağ göğsünün ve sağ bacağının dışarıda kalması şartıyla kurban edilmeyi kabul eder. Bugün bile kale duvarları, hava sıcakken dahi hep nemlidir; bu durum halk arasında "Rozafa'nın Gözyaşları" olarak nitelendirilir.
...
Elimde küçük bir su şişesi... Markası Roza...
"Acaba Rozafa'nın Gözyaşları karışmış mıdır içine?" diye düşünmeden geçemiyor insan.
Kendimizi İşkodra’nın renkli caddelerinde tarihi bir yolculuğa bırakıyoruz. Etraf ışıl ışıl... Dingin bir İşkodra akşamında, küçük kafeler arasında Türkiye’deki çay bahçelerini anımsatan sıcak bir mekânda buluyoruz kendimizi.
Bir bardak çay!
Buna da Rozafa’nın Gözyaşları karışmış mıdır acaba!.. (*)
(*) Kaynak: Balkanlar-İşkodra Gezisi, Gezi Rehberi Onur Bugariç’in anlatımlarından tuttuğum kısa notlar.
(25.06.2018 - 02.07.2018)
28.06.2018 (Arnavutluk)
← Yazılar