10 Temmuz 2026

BİR YÜREĞE DOKUNAN BİR YAŞAMA DOKUNUR ​Nusret Karaca

BİR YÜREĞE DOKUNAN BİR YAŞAMA DOKUNUR ​Nusret Karaca ​(a) Yokluğu onlar bölüştü hasreti onlar çürümüş bir toprağın fidanıydı yiğidim karanfiller kokusunda zulümle onlar dövüştü, ölümle onlar... ​(b) onlar ki ellerinde ay ışığı düşlerinde şafakla sabahsız bir ülkenin kanayan toprağına yağmur diye düştüler ve yüreğin cemresiyle baharlar bölüştüler. ​Hadi Can Aksoy (Kaybolmuş Bir Kavimdir Aşk) ​Birkaç gün önceydi. Eşimin Tatvan Lisesi'nden bir öğrencisi mesaj atmış. Hem hal hatır soruyor hem de iki kitap çıkardığından söz ediyordu. Eşim ev adresimizi verdi ve yazarımızın imzalı, notlu kitapları kısa sürede elimize ulaştı: ​"Fikirleri ve rehberliğiyle hayatımıza bıraktığı kalıcı izler için değerli öğretmenim Rennan Karaca'ya selam, saygı ve sevgi ile..." 2.7.2026 – Bursa / Hadi Can Aksoy ​Şiirler... Anılar... ​1- Kaybolmuş Bir Kavimdir Aşk (Şiir) ​"Ve ben en hayta düşlerimle bir kızı ister gibi sokaklarda şiirlere giderim." ​2- RAHVA / Zemheride Kuşatma (Roman) "Bir dönemin tanıklığını değil; aynı zamanda bastırılmış hikâyelerin, vicdanın ve dirençli bir insan ruhunun romanıdır." yorumu yapılmış eser için. ​Rahva; Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Bitlis ve Tatvan ilçeleri arasında yer alan yüksek bir ova. Yazar, yalın bir dil ile 12 Eylül 1980 döneminin uygulamalarını ve sarsıcı atmosferini gözler önüne seriyor. ​"Van Gölü Ekspresi, Tatvan Limanı’ndan yeni vagonlar alarak Nemrut Dağı'nın yamacına doğru hafif bir yokuşu yavaş yavaş tırmanmaya başlarken, o da yüreğinin atışlarında ölesiye sevdiği denizi artık yavaş yavaş terk eden bir değil, belki de binlerce Teyrâ Botemır kuşunun kanat çırpışlarını duyar gibi oldu..." ​Tatvan günleri, yıllar sonra yeniden gözlerinin önünde canlandı eşimin. Sayfalar arasında o da yerini almıştı: ​"Biyoloji öğretmeni Rennan Hanım’ın sınıftan içeri girdiğini, arkadaşları ayağa kalktığında fark etti. O da ayağa kalktı. Rennan Hanım, üstünde beyaz öğretmen önlüğüyle karatahtayı da arkasına alarak orta sıradaki öğrenci masalarının en önünde durdu. Yüzünden hiç eksilmeyen o tatlı hüznü oturttuğu, geniş çerçeveli gözlüğünün arkasından, her zaman gülümsemeyi eksik etmediği gözleriyle her öğrenciye içtenlikle tek tek baktı. 'Tünaydın arkadaşlar!' dedikten sonra elindeki kitapları kürsünün üstündeki masaya bıraktı... ​Okulun karlı bahçesinden içeriye kırmızı renkli polis minibüsünün girdiğini, iki polisin de araçtan inip birinin elinde büyük bir zarfla okul merdivenlerinden koşar adımlarla hızlıca çıktığını fark etti." (RAHVA / Zemheride Kuşatma) ​“Okumak insanı doldurur, konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır,” der Francis Bacon. ​Biz sanki bugün hepsini bir arada yaşamış gibiyiz. ​Evet! Bir insanı besleyen damarların içinden akan en asil duygudur vefa. Onu alabildiysen, etrafına da dağıtabilirsin. ​Bir yüreğe dokunan, bir yaşama dokunur. Hepsi bu! ​Eline, emeğine, yüreğine sağlık; kalemine kuvvet Hadi Can Aksoy! ... https://sanattasarimgazetesi.com/?p=104834
← Yazılar