16 Eylül 2026

DÜNYA KLASİKLERİNİN BÜYÜK BULUŞMASI: Carlo Goldoni’den "Yabanlar" Kaş - Çukurbağ Günlüğünden / Eylül Notları Nusret Karaca

DÜNYA KLASİKLERİNİN BÜYÜK BULUŞMASI: Carlo Goldoni’den "Yabanlar" Kaş - Çukurbağ Günlüğünden / Eylül Notları Nusret Karaca Akdeniz'de Eylül. Yine Kaş! Çukurbağ Yarımadası... Aguarius'tayız. Rüzgarla, denizle ve dostlarla kucaklaşmaya, çevreyi dolaşmaya devam. Elbette bavulumuzda kitaplarımızı da getirdik. 2001 yılından beri kitaplık raflarımız içinde kendine yer bulmuş bir klasik eserin sayfaları arasında dolaşmak ayrı bir keyif. Cumhuriyet Dünya Klasikleri dizisi içinden okuyup tanıtımını yaptığım Arthur Rimbaud – Dizeler, Émile Zola – Apartman ve Luigi Pirandello – Üç Kısa Oyun adlı eserlerin ardından sırada, İtalyan mizah ve tiyatro edebiyatının dahi kalemi Carlo Goldoni’nin (1707–1793) ilk kez 1760 yılında kaleme aldığı ölümsüz eseri "Yabanlar(I Rusteghi) var. Bu eser, dünya tiyatrosunun en seçkin klasikleri arasında yer alıyor. "Yabanlar", Venedik burjuvazisinin katı, tutucu ve huysuz erkeklerinin (yabanların) yarattığı otoriter dünyayı merkezine alıyor. Ana karakter Lunardo; kızı Lucietta ve ikinci eşi Margherita ile birlikte, modern dünyadan ve esneklikten uzak, tamamen eski usul ve baskıcı bir yaşam sürmektedir. Bu gelenekçi babalar, otoriter yapılarına karşı çıkan hiçbir yeniliğe izin vermezler. Ancak karnaval döneminin gelişi ve gençlerin birbirini görmesiyle birlikte olaylar renkli bir boyut kazanır. Eserin ruhunu en iyi anlatan diyalog da tam burada karşımıza çıkar. LUNARDO: Söyleyeyim mi sizce? Bilirsiniz Sinyor Canciano Tartussulo ile Sinyor Mauruzio da le Strope ve Sinyor Simon Maroele gelecekler. MARGHERİTA: Hay kör şeytan! Üçü de bir soydan... Ne güzel seçmişsiniz.> LUNARDO: Ne demek istiyorsunuz? Üçü de doğru dürüst insan değil mi? MARGHERİTA: Öyle ya! Üçü de sizin gibi yaban. Komedi türünün en nitelikli örneklerinden biri olan eser, bu katı ve huysuz düzenin yumuşamasını mizahi bir dille anlatırken, arka planında dönemin toplumsal yapısına yönelik derin bir sosyal eleştiri barındırır. Özetle "Yabanlar", 18. yüzyıl Venedik toplumunun eğlenceli bir eleştirisi. Bu eserin Türkçe serüveni, sadece bir tercüme değil, aynı zamanda bir ülkenin uygarlık ve aydınlanma davasının köşe taşlarından biridir. Dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in 23 Haziran 1941 tarihli vizyoner önsözü, eserin taşıdığı hümanizma ruhunu şu sözlerle özetliyor: "Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk aşama, insan varlığının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir... Bir ulusun, diğer ulusların edebiyatlarını kendi dilinde, daha doğrusu kendi düşüncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması, canlandırması ve yeniden yaratması demektir. İşte çeviri etkinliğini, biz, bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız." Eseri İtalyanca aslından dilimize kazandıran isim, değerli bilim insanı Prof. Samim Sinanoğlu. Egemen Berköz tarafından yayına hazırlanan 2001 yılı baskısı, MEB İtalyan Klasikleri dizisinde yer alan bu ilk ve tarihi baskıyı temel almıştır. Eserin orijinal ruhuna sadık kalınarak çeviri dili günümüz Türkçesine büyük bir titizlikle uyarlanmış. Bu eser, Türkiye'nin modernleşme tarihindeki o büyük çeviri hamlesinin en güzel örneklerinden biri. İyi ki saklamışım! 16 Eylül 2026 Çarşamba
← Yazılar