4 Eylül 2026
EYLÜL'DE BURGAZADA Nusret Karaca
EYLÜL'DE BURGAZADA
Nusret Karaca
03 Eylül 2026, Perşembe
Eylül!..
Ve Eylül'de Burgazada...
Öyle yazılar vardır ki eskimez. Mevsimi gelince ortaya çıkar; belki yeni bir şeyler eklenir üzerine... Yaşanmış, anlatılmış, şiirler yazılmış güzel anlar ve anılar için daha ne katılabilirse...
Bize düşen; mevsimi gelince onları tekrar ortaya çıkarmak, o anları anımsayıp yeniden yaşayabilmek, yaşatabilmek... Yazmak!
Mevsim aynı mevsimdir; değişen yalnızca zaman ve insan...
"Yaşanmışlıkları rüzgâra bırakma. Sen yaz ve anlat ki onlar kanatlansın," derim yeri geldiğinde. Bugün de yine onu yapıyorum.
"Adına şiirler, öyküler yazılmış, besteler yapılmış, şarkılar söylenmiş; tablolara, fotoğraflara ilham olmuş bir dünya güzeli, Boğaz’ın incisi İstanbul. Aşklar ve âşıklar kenti Bosphorus. Ne seninle yaşanıyor kalabalığından ne de senden vazgeçiliyor. Ne kadar yorarsan yor, yine de dingin bir mekânın, dingin bir anın var senin."
İstanbul ile ilgili yazılarımın bazılarında kullanmışımdır bu girişi. Bugüne de o yakışırdı, ben de öyle başladım.
Dingin bir mevsimde Prens Adaları kucaklar bizi… Martılar, balıkçı motorları, kediler…
İşte şimdi yine Eylül…
Yine Burgazada…
Su yine güzel, Burgazada yine güzel… Kıyıdaki çay bahçeleri, lokantalar ve mis gibi soluduğumuz İstanbul; elimde okuduğum Sait Faik’in “Hişt! Hişt!” öyküsü…
Bazen dingin, bazen dalgalı mavi sulara kulaç; ardından dostlarla sohbet ve yemek için öğretmenevi… Dönüşte eşimle kedilere mamalar… Kıyıda vapur beklerken çay keyfi.
"Her mevsimin bir şiiri vardır. Her şiirin de bir şairi... Ve şairler her mevsimi yaşar, her mevsimde yazar. Bununla birlikte her mevsimin kendine özgü bir güzelliği, her şairin de kendine özgü bir mevsimi vardır."
Eylül ve Burgazada... Buralara gelip şiir yazmaz, okumaz mıyım!
Öyleyse şimdi şiirlerle kucaklaşma vakti! Yine birkaç dize bırakmalı Burgazada'ya...
RÜYA (Sen ve Ötesi)
Rengârenk çiçekler gördüm rüyamda
Engin denizlere açılmışım
Nasıl da dolaşıyor martılar tepemizde
Ne dalgaları hatırlıyorum
Ne rüzgârı
Aslında
Ne de rüyamın senden ötesini...
Nusret Karaca
MEVSİM
Dal kuru
Yapraklarda gözyaşı
Suya hasret toprak
Hoş geldin Eylül
Bak
Yine ben karşıladım seni
Unutma
Her aşkın
Her mevsimin şairiyim ben
Nusret Karaca
BURGAZADA (I)
Bir kış akşamı yine
Isınmaya çalışıyorum sobanın başında
Dalmışım
Çıktığım yokuş
Denize girdiğim koy
Yanaşan vapurlar
Anlaşılan
Ben yine Burgaz'dayım
Dalmışım
Gece ilerlemiş
Dışarısı soğuk
Sobam sönmüş
Fakat ben
Hiç üşümüyorum artık
Bende hâlâ yaz
Ve ben yine
Seninle Burgaz'dayım
Nusret Karaca
BURGAZADA (II)
Koptu gitti
Son yaprak dalından
Nerede ağaçlar
Nerede adanın
Balık bekleyen kedileri, martıları...
Boşalmış köşkler
Boşalmış çay bahçeleri
Desene bize kaldı Burgaz
Bize kaldı Kalpazankaya
Ve kıyıda duran
Sahipsiz
Balıkçı motorları
Nusret Karaca
13 Eylül 2020
30 Eylül 2022
15 Eylül 2023
06 Eylül 2024
05 Eylül 2025
03 Eylül 2026
← Yazılar