27 Haziran 2026

Kadıköy Söyleşileri''nden Seçkiler" UFUK YALTIRAKLI İLE KADIKÖY'DE FELSEFE ÜZERİNE (Nusret Karaca)

"Nusret Karaca Kadıköy Söyleşileri''nden Seçkiler" UFUK YALTIRAKLI İLE KADIKÖY'DE FELSEFE ÜZERİNE (Nusret Karaca) .... Kadıköy'de 2000 yılından başlayarak(belki bir iki yıl öncesinden)aramızda dolaşan çok sayıda sanat,kültür,edebiyat,bilim insanı ile söyleşiler gerçeklestirdim. Adeta"Kadıköy Söyleşileri"dizisi gibi oldu. Bu kez ,beni bir aile ferdi gibi kucaklayan,sayfalarını açan aralarında olmaktan gurur duyduğum basın yayın dostlarımın dergi ve gazete sayfaları için yine değerli bir konuğum var.Dr.Ufuk Yaltıralı. Medya Berlin'in Yayın Yönetmeni Mustafa Ekşi Ekşioğlu'na bu buluşmayı sağladığı için tesekkür ediyorum. Sorularımız ve Sn.Yaltıralı'nın yanıtları. ...... N.K. -Felsefe? U.Y. -Felsefenin günümüze kadar ne olduğu hakkında sayısız kitaplar yazıldı, toplantılar yapıldı. Bence felsefeyi herkesin anlayacağı dilde anlatan güzel bir metafor var; onun bir yol olduğuna dair ifade ediliş biçimi; hatta bu bir orman yolu. Ben sadece şunu eklemek istiyorum; felsefe yapmak, otoyolu terkedip orman yolunda yaya yürümektir. Bu öncelikle şu anlamı taşır; orman yolunda otoyoldaki gibi kuralları gösteren tabelalar yok. Yalnızsın, sadece aklınız ve duygularınla bir gezintidesiniz. İzlemeniz gereken sabit bir çizgi yok. Rasladığınız her bir kuru dal, bir çiçek, bir mantar vb. düşünce tarihinin izleridir. Her türlü anlatıdan, masaldan, mitolojiden uzaktasınız. Ormanın temiz havasını içine çekerek bu izlerle konuşmaya başlayabilirsiniz. Felsefe ortamını bulmuş; anlatı ve kurallardan kurtulmuş, düşünce üretmeye soyunmuştur artık. N.K.-Geçmişten günümüze felsefe okulları ve felsefe çalışmaları? Geçirdiği aşamalar, farklı bakış açıları? Toplumsal etki ve tepkiler? U.Y. -Hangi birisini anlatayım? Bu soru bir söyleşi sınırlarını fersah fersah aşıyor. Ama şunu hepimiz görüyoruz ki, dünyanın sorunları gerçekten ciddi biçimde arttıkça, benim gözleyebildiğim kadarıyla Almanya’da ve Türkiye’de sorunlara felsefi açıdan yorumların ve çalışmaların artmış olması. Sanırım Fransa’da da durum böyle. Almanya’da felsefeciler artık felsefenin felsefeciler arasında mektuplaşmaktan çıkması gerektiğini vurguluyor. Doksan yaşına basan ünlü filozof Habermas’ın gerektiğinde dünya sorunlarıyla ilgili eleştirel yorumlarını ve çözüm arayışları hakkındaki düşüncelerini sürekli duyarız. Televizyonlarda felsefe programlarına da rastlayabilirsiniz. Türkiye’de de son senelerde felsefenin halkla buluştuğunu izliyorum, duyuyorum. Eskiden üniversite salonlarında hapsolmuş olan felsefe bugün çeşitli sivil kuruluşları ve belediyelerce desteklenmekte. Tüm politik ve ekonomik olumsuzluklara rağmen bu durum sevindirici. Felsefe artık fil dişi kulesinde değil. N.K. -Kişisel gelişimdeki rolü? U.Y. -Çok önemli. Sokrates’i düşünün, ne demişti ; „sorgulanmamış bir yaşam yaşamaya değmez“. Onun zamanında bildiğiniz gibi bilimler bugünkü gibi dallara ayrılmamıştı. Ne psikoloji vardı, ne sosyoloji.. Felsefe bunların hepsiydi. Yaşamı sorgulamak tamamen kişisel ve psikolojik bir mesele. Üstelik bu sorgulamanın nasıl yapılacağını da söylüyor Sokrates : Ruhuna mukayyet olmak istiyorsan felsefeyle uğraş. Felsefe her şeye olduğu gibi kendinize de belli bir mesafeden bakmasını öğretiyor. Ne oluyor kendine uzaktan baktığında? Kendi kendinin terapisti olmuyor musun? Kendini başkasının gözüyle görmüyor musun? Ve gerekli çözümler üzerinde düşünmeye başlamıyor musun? N.K. -Okullarda(liseler) şu an Felsefe dersi okutuluyor.Haftalık ders saati az bile olsa.Yıllar önce kaldırılması gündeme gelmişti.Bu arada bize zaman ayırdınız ve Felsefe hakkındaki düşüncelerinizi paylaştınız.Umarım böyle bir söyleşiyi öğretim arasında bir fırsat ve zaman dilimi yaratabilirsek görev yaptığım okulda da gerçekleştiririz.Söyleşi için teşekkür ediyorum. U.Y. - Ben de size teşekkür ediyorum. ... Dr. UFUK YALTIRAKLI KİMDİR? Felsefeci - Çift ve birey terapisti. İstanbul Üniversitesi’nde felsefe, psikoloji ve sosyoloji öğreniminin ardından „Freie Universiteat Berlin“de doktora seminerlerine katılıp, tezini İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde verdikten sonra Berlin’e dönerek önce iki büyük üniversitesitede (Freie Universiteat Berlin – Humbolt Universiteat zu Berlin) yıllarca dersler vermiştir. Daha sonra Nürnberg-Erlangen Friedrich-Alexander Üniversitesi‘nde beş sene öğretim üyesi olarak çalışmıştır. Dr. Yaltıraklı Berlin’in saygın pisikoterpi enstitülerinden olan “Institut für Systemische Impulse und Ausbildung”da psikoterapi eğitimi alarak terapist olarak çalışmaya başlamış, ayrıca Almanya Sistemik Psikoterapistler çatı örgütü olan Systemische Gesellschaft (SG)’den de terapist olarak çalışma zertifikasını alarak sistemik çift ve birey terapisti ve danışmanı olarak çalışma hakkına sahip olmuştur. Ayrıca ‘Berlin Felsefe Aksamları’ olarak tanınan etkinliği on üç senedir sürdürmekte olan Dr.Yaltıraklı özellikle bu seminerlerde anlam odaklı Logoterapi ve Varoluşçu Psikoterpi’nin felsefi geri planını temel alarak felsefeyi yaşama sokmayı, ondan sağlıklı bir ruh yapısı için gerekli olan ‘iyi yaşam’ anlayışını kazanmayı hedeflediği için Berlin’de büyük bir ilgiyle izlenmektedir. ‘Berlin Felsefe Akşamları’nın adeta bir ‘gurup terapisi’ne dönüşmesi birçoki zleyiciyi kendine çekmiş ve olumlu eleştiriler almıştır. İlgi ve çalışma alanları: Metafizik, Ontoloji, Etik, Siyaset Felsefesi, Fenomenoloji, Hermeneutiktir. (26 Kasım 2019) .... https://sanattasarimgazetesi.com/?p=29387&fbclid=IwdGRzaASsiktjbGNrBKyKRWV4dG4DYWVtAjExAHNydGMGYXBwX2lkDDM1MDY4NTUzMTcyOAABHlo_h2d2EXd-SFNekCGLhl7OAavht30pd-h6XkjoD47Q7i2LsPVwvdlyZsyt_aem_-mzf4YpTdtfxVkkQiX-PMg&sfnsn=scwspwa
← Yazılar