19 Eylül 2026

​KEMALPAŞAZÂDE: "BİR ALİMİN KİBRİ" ​Nusret Karaca (Tarih Araştırma - Derleme ve Kısa Anektodlardan Seçkiler)

​KEMALPAŞAZÂDE: "BİR ALİMİN KİBRİ" ​Nusret Karaca (Tarih Araştırma - Derleme ve Kısa Anektodlardan Seçkiler) ​Osmanlı Devleti’nin alimlerinden, geniş bilgi sahibi (mütebahhir) olan Kemalpaşazâde gurur ve kibre kapılmış... Onun bu durumu öğrencilerinin de hoşuna gitmiyormuş. ​Bir öğrenci kendisine: — "Hocam, Allah’ın ilmine göre kulların ilmi ne kadardır?" diye bir soru sorunca Kemalpaşazâde: — "Bu söylediğin teşbih (benzetme) kabul etmez şeydir." diye cevap vermiş. ​Öğrenci: — "Farz ederek de mi ölçemeyiz?" diye sorunca: — "Bak a Molla!" demiş hoca. ​Bir kâğıda yuvarlak çizip içine bir nokta koymuş: — "Bu daire Allah’ın ilmi olsun. İşte kulların bildiği şu nokta kadardır." ​Molla buna hemen cevap vermiş: — "Hocam, kerem (büyüklük, ululuk, soyluluk) buyurup şu noktanın içinde siz de kendi ilminizi gösterseniz..." ​O günden sonra Kemalpaşazâde daha alçak gönüllü, gösterişsiz bir ilim adamı olarak yaşamını sürdürmüş.(* ) ​Lev Tolstoy; ​"Kibir ve inat bir kişinin kendini önce mükemmel görmesini, sonra da sonunu oluşturur." der. ​Hacı Bayram-ı Veli’de ise; ​"Kibir bele bağlanan taş gibidir. Onunla ne yüzülür, ne de uçulur." ​Kıssadan hisse! Hepsi bu! ​(*) ^Eğitim ^Enstitüsü notlarım, duyduğum ve dinlediğim anektodlar (tarih sohbetleri / söyleşiler), İ.B.B. ^(Kültür ^A.Ş.), ^İ.B.B. Yayınları - ^Seyyar (Osmanlı Çağının Satır Araları) ​
← Yazılar