23 Ağustos 2026
Şehrin İçinden: HALKALI HAKKINDA KISACA (Nusret Karaca Gezi ve Tarih Araştırma-Derlemeleri)p
Şehrin İçinden:
HALKALI HAKKINDA KISACA
(Nusret Karaca Gezi ve Tarih Araştırma-Derlemeleri
İstanbul gibi dünya güzeli bir kentte yaşamak; bu kentin tarihi ve coğrafi dokusundan, sosyal, sanatsal ve kültürel damarlarından beslenmek benim açımdan her zaman çok değerli ve anlamlı olmuştur. Mümkün oldukca merakımı giderecek kitaplar, tanıtım broşürleri, gazete ve dergiler gibi kaynaklardan, gezilerden, söyleşi ve panellerden çeşitli notlar tutmaya ve saklamaya çalıştım. Okyanusta bir damla da olsa bunu kendi adıma bir kazanç olarak görürüm.
Çocukluk ve delikanlılık günlerimizin yaz aylarında, hafta sonları denize girmek için Sirkeci'den başlayıp Florya, Menekşe ve Kanarya plajlarına yolculuk yaptığımız Halkalı trenleri geldi aklıma bir anda. Bu kez kağıt ve kalemle bir yolculuk başladı Halkalı'ya doğru...
HALKALI HAKKINDA KISACA
Halkalı, İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesine bağlı bir semt olup ismini bir zamanlar burada bulunan eski bir Bizans köyü olan "Halka"dan almıştır. 16. yüzyılda bu köy civarında "Halka Hasbahçesi" yer aldığından, semtin adı Halkalı olarak bugüne kadar gelmiştir.
Doğusunda Yenibosna, Bağcılar yakınında Güneşli, Kirazlı ve Mahmutbey; güneyinde Kanarya; kuzeyinde İkitelli ve Yarımburgaz; batısında ise Küçükçekmece Gölü ile çevrilidir.
Roma döneminde Bizantion'u Avrupa'ya bağlayan en önemli yollardan biri olan Via Egnatia üzerindeki Region'a (bugünkü Küçükçekmece) yakınlığı, Halkalı yöresinin eski çağlardan beri meskûn olabileceğini düşündürmektedir. Halkalı yöresinin suları Bizans döneminde kente su da sağlamaktaydı. İstanbul'un Türkler tarafından fethinden sonra, araştırmacı İnciyan'a göre Kanuni Sultan Süleyman, Halkalı sularının varlığını ve önemini keşfetmiş; bu bölgedeki kaynakların korunması için buradaki Rum halkını görevlendirerek yükümlülükleri nedeniyle vergiden muaf tutmuştur.
Halkalı'nın kuzeyinde yer alan ve 400.000 yıllık bir geçmişe sahip olan Yarımburgaz Mağarası, 1963 yılında ortaya çıkarılmış, 2001 yılında 1. Derece Arkeolojik-Doğal Sit Alanı statüsüne alınmıştır. İnsanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri olan bu mağaranın Paleolitik (×) dönemden kalma bir yerleşim yeri olduğu belirlenmiştir. İstanbul'un 22 km kuzeybatısındaki bu mağara, Hellenistik(×) ve Bizans dönemlerinde de yoğun bir biçimde kullanılmıştır. Mağara günümüzden 6-7 bin yıl kadar önce kutsal bir alan olarak da kullanılmış ve Erken Bizans(×) döneminde bir şapele(×) dönüştürülmüştür. Mağara içinde değişik dönem ve kültürlere ait beş katman bulunmuştur. İnsanların bu mağaraya yerleşmeleri, tarih öncesi çağlardan Paleolitik Çağ (×) olarak adlandırılan ve insanın ortaya çıktığı zaman olarak kabul edilen dönemde gerçekleşmiştir.
Halkalı Bahçesi, 16. yüzyılda padişahların avlanma alanı olmuştur. 19. yüzyılda ise toprakların bir bölümünün Mısırlı Hurşid Paşa'nın eşi Prenses Rukiye'ye ait olduğu görülür. Bu topraklar daha sonra "Hurşid Paşa Çiftliği" ve "Halkalı Ziraat Mektebi" kurmak amacıyla satın alınmıştır.
Halkalı uzun süre tarımsal yerleşim konumundayken, zaman içinde sanayi bölgeleri genişlemiş ve 1970'lerden sonra şehirsel gelişme kendini göstermiştir. Halkalı'nın Küçükçekmece Gölü kıyısındaki Kanarya Mahallesi'nde, göç veren değişik illerden oluşan bir nüfusun barındığı, bunlar arasında Balkan göçmenlerinin yoğunlukta olduğu görülür.
yüzyıl sonlarında (1888) açılan Sirkeci-Halkalı banliyö hattı, okulun ve köyün şehirle bağlantısını kolaylaştırmıştır.
Bugün oldukça kalabalık bir yerleşim yeri olan Halkalı, 1976 yılında Bakırköy'e bağlı bir belde belediyesi olmuş, ilerleyen süreçte Küçükçekmece'nin ilçe statüsü kazanmasıyla Küçükçekmece'ye bağlanmıştır. Büyük toplu konut projeleri ile nüfusu hızla artan Halkalı; Edirne-Kapıkule arası tren hattı ve Gebze-Halkalı Marmaray hattı ile ulaşım açısından önemli bir kavşak noktası konumundadır.
SÖZLÜK ve KAVRAMLAR
(×) Paleolitik Çağ: Kaba Taş Devri veya Yontma Taş Devri olarak tanımlanan Eski Taş Devri (günümüzden milyonlarca yıl öncesi).
(×) Hellenistik Dönem: Büyük İskender'in doğu seferleriyle başlayan ve Antik Dünya'da Grek etkisinin doruğa ulaştığı dönemdir (M.Ö. 330-30).
(×) Erken Bizans Dönemi: Roma İmparatorluğu'nun resmi olarak 395 yılında Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla başlayan ve 717 yılına kadar devam eden geç antik dönem.
(×) Şapel: Hristiyanlıkta küçük kilise veya büyük kiliselerin içinde bir azizin adına ayrılmış küçük ibadet yeri (TDK).
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu Dönemi: M.S. 395 - 1453.
(*) KAYNAKLAR
İstanbul'un Semtleri - Kentim İstanbul 2003 (İ.B.B. Kültür A.Ş. Yayınları, s. 31 ve ilgili kaynaklar) – Dilâver Demirağ, Ümit Meriç, Necdet Sakaoğlu, S. Faruk Göncüoğlu, Aysu Uzsayılır Kara, Sümeyra Saraç, M. Ali Gürsoy.
Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi (T.C. Kültür Bakanlığı ve Toplumsal Tarih Vakfı Ortak Yayını, İstanbul 1995).
Güven Arsabük - Mehmet Arsabük, Yarımburgaz Mağaraları (Focus Dergisi, Sayı: 80-81-82, Hürgüç 1995).
Dilâver Demirağ, Kozmasun Bahçeleri (İsfalt Yol Kültürü Dergisi).
Necdet Sakaoğlu, Halkalı Ziraat Mektebi - Halkalı Bahçesi.
Murat Güvenç, Kanarya Mahallesi Araştırmaları.
Kazım Çeçen, Halkalı Suları (İslam Ansiklopedisi).
Bizantoloji, Eğitim Enstitüsü İlk Çağ Ders Kitapları ve Gezi Notları.
Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğü.
Fotoğraf Kaynakları: Küçükçekmece Belediyesi, Anadolu Ajansı (Demiryolu Hattı), Halkalı Konutları Projesi, Kazım Çeçen (Avasköy Kemeri)
← Yazılar