24 Ağustos 2026

ŞEHRİN İÇİNDEN İstanbul Mahallelerine Adları Verilenler ve Efsaneler: ​MERKEZ EFENDİ ve SÜMBÜL EFENDİ (Nusret Karaca / Tarih Araştırma, Derleme ve Gezi Notları)

ŞEHRİN İÇİNDEN ​İstanbul Mahallelerine Adları Verilenler ve Efsaneler: MERKEZ EFENDİ ve SÜMBÜL EFENDİ ​(Nusret Karaca / Tarih Araştırma, Derleme ve Gezi Notları) ​1. MERKEZ EFENDİ MAHALLESİ ​Merkez Efendi, İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde yer alan tarihi ve köklü bir mahalledir. Bölge, Bizans kaynaklarında doğrudan bir sivil yerleşim yeri olarak geçmese de stratejik ve dini önemiyle öne çıkmaktaydı. Roma’yı İstanbul’a bağlayan hat üzerinde bulunması sebebiyle deprem, kuşatma ve isyan gibi olağanüstü durumlarda halkın toplandığı; aynı zamanda taç giyme tören alaylarının düzenlendiği bir alandı. Bizans döneminde "Züğürt Çayırı" olarak bilinen bölge, Meryem Ana Kilisesi’nin (Panagia Trikoukkia / Balıklı Ayazması yakınları) varlığı sebebiyle kutsal kabul edilmekteydi. ​Osmanlı Devleti döneminde II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed, İstanbul kuşatmaları sırasında otağlarını Merkez Efendi ve Kazlıçeşme bölgelerinde kurmuşlardır. Tanzimat dönemine kadar daha çok bağ ve bahçe olarak değerlendirilen alan, Cumhuriyet sonrasında sanayileşmeyle birlikte yoğun göç almış ve sosyo-kültürel yapılanmasını tamamlamıştır. ​Adını Nereden Alır? ​Mahalleye adını veren Merkez Efendi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşamış ünlü bir İslam alimi ve tasavvuf büyüğüdür. O dönemde şehir surlarının dışında kalan bu boş alana tekkesini kurmuş; dervişleri ve öğrencilerinin çevresine yerleşmesiyle bölge zamanla kalabalıklaşarak onun adıyla anılmaya başlanmıştır. ​Asıl Adı ve Yaşamı: Asıl adı Mûsa, lakabı Muslihuddin’dir. Denizli’nin Sarhanlı köyünde doğmuştur. İlk öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul medreselerinde eğitim görmüştür. (Denizli'de de adını taşıyan "Merkezefendi" ilçesi bulunmakta; buradaki bir çeşme ve medrese de halk tarafından kendisine atfedilmektedir.) ​Mesir Macunu ve Şifa Geleneği ​Tasavvuf yoluna giren Mûsa Muslihuddin, Manisa’daki Hafsa Sultan Külliyesi Darüşşifası'nda tabip olarak görev yapmıştır. Burada çeşitli baharatlardan hazırladığı macunu (mesir macunu / nevrûziye) her yıl Nevruz’da halka şifa amacıyla dağıtmıştır. Mürşidi Sümbül Efendi’nin vefatından sonra İstanbul’a dönerek dergahın başına geçmiştir. ​"Merkez" Adının Kaynağına Dair Rivayetler ​Birinci Rivayet: Sümbül Efendi’nin meclisinde bulunan bir zat, Mûsa Muslihiddin’in yüksek ilim ve irfanına hayran kalarak ona: "Evladım, ne mutlu size, merkezinizi bulmuşsunuz" der. ​İkinci Rivayet: Sümbül Efendi bir gün dergahtaki müritlerine: "Mümkün olsaydı, siz bu dünyayı nasıl yaratırdınız?" diye sorar. Mûsa Muslihiddin ise: "Efendim, bu alem o kadar nizamlı, düzgün ve ahenkli ki, hiçbir değişiklik yapmaz, her şeyi merkezinde bırakırdım" cevabını verir. ​Üçüncü Rivayet: Sümbül Efendi, Mûsa Muslihuddin’e: "Arkadaşların Hızır’ı görmeye gitti, sen gitmek istemiyor musun?" diye sorduğunda; "Benim irşadımla görevli Hızır o değil, sizsiniz" cevabını alır. Bunun üzerine Sümbül Efendi: "İşte şimdi merkezini buldun" der. ​2. SÜMBÜL EFENDİ MAHALLESİ VE EFSANELERİ ​Sümbül Efendi adı, İstanbul ilinin Fatih ilçesine bağlı tarihi bir mahalleye verilmiştir. Halvetiyye tarikatının Sümbüliyye kolunun kurucusu olan Sümbül Efendi'ye bu lakap, şeyhi Cemâl-i Halvetî tarafından verilmiştir. ​Zincirli Ağaç Efsanesi ​Koca Mustafa Paşa Camii avlusundaki tarihi çınar ağacının gövde kabuklarının dökülmesini önlemek isteyen Sümbül Efendi, ağacı zincirlerle sararak korumaya alır ve zincirin bir ucunu aşağı doğru sarkıtır. Çevresindekilere ise: "Bu ağacın altında durup kim yalan söylerse, zincir yere doğru uzar" der. ​Bir gün bir alacaklı, borcunu ödemediğini iddia ettiği Yahudi bir esnafı buraya getirir. Yahudi esnaf, elindeki bastonla ağacın altına gelir. Yalan söylemesine rağmen zincir uzamaz. Durumdan şüphelenen alacaklı esnafın bastonunu çekip ikiye ayırınca, içinin oyulup altınlarla doldurulduğu anlaşılır. Yahudi esnaf ağacın altına geçmeden önce "Bastonumu tut" diyerek altın dolu bastonu alacaklıya vermiş, böylece "Borcumu ona verdim" diyerek zihninde doğruyu söyleyip zinciri yanıltmayı başarmıştır. ​KAYNAKÇA ​Kentim İstanbul (2003) & İstanbul'un Semtleri: İ.B.B. Kültür A.Ş. (Aysu Uzsayılır Kara, Mehmet Kartı, Ümit Meriç, S. Faruk Güncüoğlu, Sümeyra Saraç) ​Efsane İstanbul (2007): İ.B.B. Kültür A.Ş. - Seyyah ​İstanbul Ansiklopedisi (1945): Reşat Ekrem Koçu ​Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi (1994): Atilla Aksel ​İstanbul Tarihi (1952, No: 501): Eremya Çelebi Kömürcüyan ​Seyahatname (İstanbul Bölümü): Evliya Çelebi ​Merkez Efendi Külliyesi (İstanbul Ansiklopedisi, Cilt 5, 1994): M. Baha Tanman ​Nusret Karaca İstanbul Gezi, Broşür ve Kitapçık Notları.
← Yazılar