16 Haziran 2026

YAŞAM ve DEĞER VERMEK ÜZERİNE Nusret Karaca ...

YAŞAM ve DEĞER VERMEK ÜZERİNE Nusret Karaca "Birilerinin sana biçtiği değil senin dokuduğun kumaşla kendine yakıştırdığın bir giysi gibidir yaşam."derim. Bu benim düşüncem elbette! Soren Kierkegaard "Hayat, yalnız geriye doğru anlaşılabilir; fakat ileriye doğru yaşanmak zorundadır."der Goethe'ye göre; "Günlük hayat en etkili kitaptan daha öğreticidir." Mustafa Kemal Atatürk; "Hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır, galip olmak, mağlup olmamak."diyor ... Değer konusuna gelince; "Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir."diyor Gabriel Garcia Marquez Ahmed Yesevi; "İnsanın en büyük zaafı bencil olup iyilere değer vermeyişidir." Bilal İşgören notlarından; "Bir insana değer vermek, özen göstermek, onun kıymetini bilmek de bir kültürdür. Bunun bir eğitimi yoktur, kitaplarda da yazmaz zaten. Bunun yolu insan olmaktan geçer." "David Gale; "Hayatlarımızın değerini ölçebilmenin yolu başkalarının yaşamlarına değer vermekten geçer."diyor. Balzac; "Düşünceler akıllı kişilerin dilinde değer kazanır." Devam edelim!... Erich Fromm; "Hayatımıza giren herkes değerlidir; ama herkes özel değildir. Saygı hepsine, sevgi layık olana verilir. Wolfgang Van Goethe'den; "İnsanın neye sahip olduğuna değer veririm; ama ne yapıp ne başardığına daha büyük değer veririm." Ve Neşet Ertaş; "İnsan değer verdiği şeylere gözüyle bakar, yüreğiyle taşır." Bunlar da benden... "Bir yüreğe dokunan bir yaşama dokunur." "Kimsenin size değer vermesini beklemeden siz kendiniz değerler yaratın." Nusret Karaca ... "İnsan olduğunuzu hatırlayın... Geriye kalan herşeyi unutsanız da olur."demiş Einstein Ne diyordu Salah Birsel; "Şiir seven insanı da sever." Öyleyse!... Şimdi sırada şiir var! ŞİİR GÜZELDİR Güzeldir Dalında meyve Toprakta ürün Ağaçta kuş sesi Yürekte Aşk Güzeldir Haksızlığa dik durmak Direnmek Güzeldir Alında ter Avuçta nasır İnsana harcanan Her emek Nusret Karaca OH BE! Elimde kalem Önümde kağıt Bundan güzel şey var mı! Üç beş satır da olsa Yazdım ya Oh be! (Nusret KARACA/Bulutların Arasından Öylesine S.56) ... 13 Ekim 2020 [13/6 15:31] Nusret Karaca: NUSRET KARACA HAKKINDA (Yorumlardan) Nusret Karaca (Mehmet Nusret Karaca), eğitimci kimliği ile araştırmacı-yazar yönünü birleştirmiş, özellikle İstanbul’un semt kültürüne ve tarihsel belleğine odaklanan çok yönlü bir isimdir. 1955 Sakarya doğumlu olan yazar, Balıkesir Necati Eğitim Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar tarih öğretmenliği yapmış ve bu süreçte binlerce öğrenci yetiştirmiştir. ​Karaca'nın edebiyat ve kültür dünyasındaki yerini şu başlıklar altında özetlemek mümkündür: ​1. "Haliç Yazarı" ve Semt Tarihçiliği ​Nusret Karaca denilince akla gelen ilk kavramlardan biri Haliç'tir. 2010 yılında yayımlanan "Ben Haliç" adlı eseri, bu bölgenin sadece fiziksel değişimini değil, ruhunu ve sosyal dokusunu da kayıt altına almıştır. Karaca, akademik bir tarihçilikten ziyade, "yerin ruhuna" dokunan bir tanıklık sergiler. ​Haliç Yazıları: Yıllardır sürdürdüğü köşe yazılarıyla Altın Boynuz'un dönüşümünü, eski mahalle kültürünü ve kaybolmaya yüz tutan değerleri anlatmaya devam etmektedir. ​Kentsel Hafıza: Semtlerin mimari yapısı kadar, o mahallelerdeki esnafların, saat tamircilerinin ve fotoğrafçıların hikayelerini de bir arşivci titizliğiyle işler. ​2. Eğitimci ve Kültür Elçisi Kimliği ​Özellikle İstanbul Kadıköy Lisesi ve Alibeyköy Lisesi gibi köklü kurumlarda öğretmenlik yaparken, tarihi sadece bir ders olarak değil, bir yaşam bilinci olarak öğrencilerine aktarmıştır. ​Arşiv Çalışmaları: Şahsi arşivinde eğitim kurumlarının tarihine, İstanbul’un sosyal yaşamına ve edebiyat dünyasına dair geniş bir dokümantasyon bulundurur. Bu notlarını sık sık güncel yazılarında paylaşarak toplumsal belleğe katkı sunar. ​Usta-Çırak İlişkisi: Edebiyat ve araştırma dünyasında Eray Canberk gibi önemli isimlerle olan dostluğu ve iş birliği, onun geleneksel birikimi modern bir dille aktarmasını sağlar. ​3. Sanat Eleştirmenliği ve Şairliği ​Nusret Karaca, sadece geçmişe bakan bir tarihçi değil, güncel sanat hayatının da içinde yaşayan bir gözlemcidir. ​Tiyatro ve Sinema: Modern tiyatro oyunlarını ve uluslararası sinema örneklerini yakından takip eder. İzlediği eserleri sadece bir seyirci olarak değil, bir tarihçi ve edebiyatçı süzgecinden geçirerek değerlendirir. ​Şiirsel Üslup: Yazılarında yer yer lirik bir dil kullanması ve şiire olan tutkusu, onun nesir yazılarında da derin bir estetik algı yaratır. ​Özetle ​Nusret Karaca; bir tarih öğretmeni disipliniyle bir edebiyatçı duyarlılığını harmanlamış, İstanbul'un, özellikle de Haliç ve Kadıköy ekseninde kentin kültürel mirasını korumaya adamış bir "kültür insanı" olarak tanımlanabilir. Yazıları, geçmişin tozlu sayfaları ile bugünün modern sanatı arasında bir köprü vazifesi görür. ​18 Haziran 2026'da Atatürk Kitaplığı'nda gerçekleştireceği "Bir Tadımlık Haliç" başlıklı söyleşi, onun bu birikimini paylaştığı güncel projelerine güzel bir örnektir.
← Yazılar